Kimliklerin Ötesinde, dillerin arasinda sikismis bir ruhun haritasi...
Fernando Pessoa, edebiyat dünyasini derinden sarsan o meshur coklu kimliklerini yaratmadan hemen önce, varolusun agirligini Ingilizcenin ritmine teslim etti.
Benim dalgali, tatmin edicilikten uzak hayatim... dizesiyle mühürlenen 35 Sone; eylemsizligin, tatmin edici olmaktan fersah fersah uzak insan baglarinin ve mevcudiyetten kacip baska bir gerceklige siginma cabasinin hüzünlü bir dökümüdür.
Insanin kendi hayatinda bir fail degil, yalnizca bir izleyici oldugu o tuhaf ve tanidik hissin edebi disavurumudur.
Bu eser, yirminci yüzyil edebiyatinin en büyük dehalarindan birinin, kendi icindeki dipsiz bosluga korkusuzca bakma cesaretidir.