Maddecilikten Manaya Bir Yolculuk Hakikatin Pesinde Bir Serüven
Filibeli Ahmed Hilminin 1910 yilinda kaleme aldigi Amak-i Hayal, Dogunun mistik bilgeligi ile Batinin felsefi sorgulamalarini bir aynada bulusturan essiz bir eserdir. Romanin kahramani Raci, modern egitimin getirdigi süpheler ve zihnindeki hiclik ucurumuyla kivranirken, bir mezarlikta karsilastigi gizemli Aynali Baba ile bambaska bir boyuta gecer.
Eser, Racinin ney sesi esliginde daldigi hayaller araciligiyla; Hint felsefesinden Budaya, Yunan mitolojisinden Islam tasavvufuna kadar genis bir cografyada Varlik ve Yokluk meselelerini tartisir. Amak-i Hayal, sadece bir anlati degil; insanin kendi ic dünyasindaki ejderhalarla savasini ve hakikate ulasma cabasini anlatan felsefi bir alegoridir.
Gözlerini kapa ve ruhunun derinliklerine bak; orada ne görüyorsun
Raci, akli ile kalbi arasinda sikismis, Nereden geldim, nereye gidiyorum sorusunun agirligi altinda ezilen bir genctir. Ta ki Aynali Babanin o tuhaf kulübesine girip, kahvesini icene kadar...
Evlat, dünya bir hayaldir; asil mesele o hayalin icindeki hakikati görebilmekte.
Türk edebiyatinin ilk felsefi-fantastik romani kabul edilen bu eser, sizi akil hastanelerinden yüce zirvelere, hiclik cöllerinden sonsuzluk deryalarina götürecek. Zihninizdeki tüm putlari yikmaya hazir misiniz