Tevfik Fikretin Doksan Bese Dogru adli siirinde söyle iki dize vardir
Kanun diye, topraklara sürtüldü cebinler;
Kanun diye, kanun diye, kanun tepelendi...
Yillardir siir kadar siir üzerine düsünen ve siirin sorunlari üzerine yazan Kemal Gündüzalp, büyük ozanin bu dizelerinden esinle siir üzerine yazarken, siirin ve ozanin yeni durumunu, icine düstügü hal-i pür melali anlatirken bu noktadan eyliyor. Siir Diye Diye, siirin icler acisi durumunu, zaman icinde ugradigi deger yitimini ele alirken kendi siircesi poetikasi baglaminda birtakim cikis yollari da öneriyor. Siirin anlam bosalmasindan, imge yigilmasina dönüsmesi kadar, anlami dislayan siirin anlamsizliga dogru evrilecegini de dile getiriyor. Bu anlamda Siir Diye Diye, bir siir bildirisi manifestosu icermiyor, ancak siirin manifesto olmadan da yürüyebileceginin kaniti gibi.
Kemal Gündüzalp, siirin bu kaygilandiran durumunun disinda özellikle kendi yasadigi ve siirini olusturdugu dönemler baglaminda, 1960lardan 2000li yillara kadar önemli dönemleri de ele aliyor. Ayrica ozanlar, siirler ve siir kitaplari da son bölümün konulari arasinda.
iirin deger yitiminden ve bozunumlardan kurtulmasi amaciyla yeniden gündeme oturmasi ve okunmasi icin, ozanlar ve siir okurlari icin bir cikis belgesi sunar gibidir Siir Diye Diye.